B*k!

Çok uzun hikaye.. Çok uzun cümleler.. Bir adamın içinde hapis kalır..
Bir arada mıydık? Birliğin yerini genelde sizin dünyanızda yalan alır..
Ve yolda yalnız başına.. Aynı sonlar.. Daha olgun hisler..
Bir önceki kadar acıtamaz asla.. Ama daha fazla mide bulandırır..
Bu kesin dostum..

***

Siz kimsiniz ya! Kimsiniz ki ben size anlatayım? Böyle dediğime bakmayın.. Burnu büyük bir adam olmadım hiç.. Ama gerçekten.. Sizler kimsiniz??. Ben neden bir insanın gözüne bakarak anlatmıyorum da buraya yazıyorum.. Paylaşacak bir insan olsaydı bunu yapardım biliyorum.. Koyuyor bu çıkmaz bana.. Sonra diyorum ki: 'Koy....'

Yıllar öncesinde kalırım ben.. Ve bu bana koymaz.. Hissizim artık.. Daha yaşım 20.. Ben yaşamaktan tad almak istiyorum.. Çok mu istiyorum?.. E sen alıyorsun ya..! Ne farkın var senin benden..? Doğru.. Sizin böylesine bir derdiniz olmadı hiç.. Karınlarınıza ağrı saplatan cinsten.. Ya birşey söyleyeyeyim mi size? Ben zaten vazgeçiyorum ya..! Yetti!.. Daha yaşım 20 benim ya..

Çok ilginçleşiyor.. Giderek.. Her şey.. Ben yine sessizce bekliyorum.. Umrumda olur mu? Sanmam..

1 Kişi Yazmış.. Bak! Yazan Yazıyor İşte..:

Kali Rind dedi ki...

Dostum; sadece oyun oynamayı bilen- ama oyunun oyun olduğundan habersiz- bir dünyada; oyunun oyun olduğunu bilenlerin ızdırabı biter mi?

biz bu dünyanın mızıkçıları olarak, şimdi bu mızıkçılığın bedelini ödeyeceğiz. Duygu denen şeyi kalbimize gömmek, onu mümkün olduğunca az göstermek zorunluluğu var bizim için.

Dayan dostum ama, dayan. bu satırları yazdığım sabah'ın gecesinde sol yanıma karanlık çökmüş bir münzevi olarak yazıyorum sana.


Tutunacak sağlam bir dal bulamadım.. Ben de bir ağacın gövdesine sarıldım..